- Yüksek teknoloji ürünü Dade Dimension sayesinde Uğur Laboratuvarı...
- 40 yaş üstü erkeklerde çok rastlanan prostat hastalıklarında, Uğu...
- Bursa Uğur Laboratuvarı olarak alerjik reaksiyonların tanısında biz...
- Uğurlab, Sağlığını düşünen herkesi %50 indirlimli Check-Up kamp...
- Hormon ve Elisa testleri konusunda dünya lideri olan Abott Axsym, Uğur...
PSA (Prostat Spesifik Antijen) Nedir?
PSA Nedir?
PSA (Prostat Spesifik Antijen) prostatın epitel hücreleri tarafından üretilen ve seminal sıvıda yüksek oranda bulunan protein yapısında bir enzimdir. Normal durumdaki prostattan seruma az miktarda karışmaktadır. Kandaki yükselme, prostat hastalığının göstergesidir. PSA normalde, 4 ng/ml’nin altında olmalıdır. 4 ng/ml altındaki değerler normal olarak kabul edilmektedir. 4-10 ng/ml arasındaki değerler şüpheli sınır değerler olarak kabul edilmektedir. 10 ng/ml üzerinde elde edilen PSA değeri ise yüksek olarak değerlendirilmektedir.
PSA testi sonucu ne kadar yüksekse, prostat kanseri riski de o derecede yüksektir.
PSA Değerleri nedir?
1. 0 - 2.5 ng/mg düşük (iyi)
2. 2.6 - 10 ng/mg hafif büyümüş ( normal)
3. 10 - 19.9 ng/mg büyümüş ( anormal )
4. 20 ng/mg üstü çok büyümüş ( önemli derecede anormal)
PSA Düzeyi Yalnızca Prostat Kanserinde mi Yükselir ?
Hayır. Başka bazı durumlar da PSA düzeyinde yükselmeye neden olmaktadırlar. Bu durumlar şöylece sıralanabilir :
Benign prostat hipertrofisi (Prostatın iyi huylu büyümesi) durumunda.
Prostat infeksiyonu (postatit) durumunda da PSA düzeyi sınırda veya yükselmiş olarak bulunabilir.
Makattan muayene (rektal tuşe) sonrasında PSA düzeyi yükseldiği için PSA ölçümü bu muayeneden önce yapılmalıdır.
Ejakulasyon (boşalma) da PSA düzeyini geçici olarak yükseltmektedir. Bu nedenle, PSA ölçümü öncesinde 2 gün boyunca cinsel ilişkiye girilmemelidir.
Prostat biyopsisi de PSA düzeyini yükseltmekte, bu nedenle biyopsiden en az 6 hafta sonra tekrardan PSA bakılabileceği bildirilmektedir.
İlaçların PSA Düzeyi Üzerine Etkileri Var mıdır ?
Özellikle androjen düzeyinde azalmaya neden olan ilaçlar (steroid antiandrojenler gibi) PSA düzeyinde de azalmaya neden olabilirler. Finasteride (5 mg/gün) kullanan hastaların PSA düzeyinin 12 ay sonunda % 50, 1 mg kullananlarda ise % 48 azaldığı görülmüştür.
PSA Düzeyine Bakılarak Hastanın Yaşam Süresi Tahmin Edilebilir mi?
Bir anlamda tahmin edilebilir. Çünkü, PSA düzeyi, tümörün büyüklüğü, yerleşimi, evresi ve yayılması ile yakından ilişkilidir. Prostat tümörü nedeniyle ameliyat edilmiş hastalarda PSA’nın 4 ng/ml’den düşük olması, hastaların % 70-80’inde cerrahi ile hastalığın sınırlanmış olduğunu düşündürmektedir. 20 ng/ml üzerinde PSA değerleri, hastaların % 30-40 lenf nodlarına ve % 10 civarında da kemiklere yayılımını (metastaz) düşündürmektedir. 50 ng/ml üzerinde PSA değerleri, hastaların çoğunda lenf nodlarına yayılımın olduğunu ve kemiklere yayılımın da % 30 üzerinde olduğu düşündürür. Kanserin henüz ilk başlangıç yerinde olduğu hastalarda 5 yıllık yaşam süresi % 65 civarındadır. Yayılım (metastaz) göstermiş hastalarda ise, hastaların yaklaşık yarısı tanıdan itibaren 2 yıl içinde kaybedilmektedir.
Benign Prostat Hipertrofisi (BPH) ile PSA Arasında Ne Tür Bir İlişki Vardır ?
BPH, iyi huylu prostat büyümesidir. Bu durumda da PSA değerinde yükselme görülmektedir. Ancak PSA değerleri genelde 4-10 ng/ml arasında kalmakta ve çok yükselmemektedir.
Serbest (Free) PSA Ne Anlama Gelmektedir ?
Serbest PSA, PSA’nın kan dolaşımında proteinlere bağlanmadan, serbest olarak bulunan formudur. Normalde PSA’nın az bir kısmı Free PSA’dır.
Serbest PSA’nın Total PSA’ya oranı, prostat kanseri ve Benign Prostat Hipertrofisi ayrımında kullanılmaktadır :
Eğer Free PSA/Total PSA’ya oranı % 20’nin altındaysa ve Total PSA düzeyi de 4-10 ng/ml düzeyindeyse, prostat kanseri olması güçlü olasılıktır.
Eğer Free PSA/Total PSA oranı % 20’nin üzerindeyse ve Total PSA da normal veya hafif-orta düzeyde yükselmişse, büyük olasılıkla iyi durumlar, örneğin Benign Prostat Hipertrofisi (BPH) söz konusudur. Ancak, prostat kanseri olasılığı bütünüyle yok sayılamaz.
Araştırmalarda Free PSA/Total PSA oranının prostat kanserinde genelde % 15’ten az, % 5-20 arasında olduğu, BPH’da ise % 15-35 arasında olduğu gözlenmektedir.
Prostat Kanserinin Tanısında Kullanılan Başlıca Yöntemler Nelerdir ?
a) Kanda PSA Düzeyi Bakılması : Yukarıda bahsedilmiştir.
Kanda Free PSA Düzeyi Bakılması : Yukarıda bahsedilmiştir.
b) Parmakla Rektal Muayene (Rektal Tuşe) : Doktor tarafından, eldiven giyilerek, parmakla makattan yapılır. Prostat kanserinin boyutu hakkında fikir verebilir.
c) Ultrasonografi : Prostat kanserinin lokalizasyonu ve nüks olup olmadığı konusunda fikir verebilmektedir.
USG, tarama amaçlı kullanılmamaktadır.
d) Postat Biyopsisi : Prostattan parça alınarak incelenmektedir. Genelde tanı için iğne biyopsisi alınır. 1’den 5’e kadar kanserin durumu hakkında derecelendirme yapılır.
